1 Şubat 2012 Çarşamba
Her yerde kar var kalbim senin bu gece... :):):)
Beklenen tatil haberi gelmesine rağmen istenen huzur sağlanamadı. 1 Şubat ve 2 Şubat tarihlerinde yapılacak olan sınavlar ertelendi şimdi de 3 Şubat Cuma günü yapılacak olan sınavın akıbeti merak konusu uyandırmakta. Cuma günü de tatil olsa da ben yarın evime dönsem diye düşünmekteyim. Görünen o ki haftaya sıkıştırılmış iğrenç bir bütünleme programı ile karşı karşıya kalacağız. Buna nasıl tahammül edeceğim hiç bilemiyorum. Neyse şimdilik karın tadını çıkarmaya ve mutlu olmaya devam edelim. Nasıl olsa zavallı beynim bunu yarın fazlasıyla düşünecek.
31 Ocak 2012 Salı
Şiir yazdıktan sonra bütün ergen duygularla ona başlık atmak çok fena.
Nerede saçma sapan insan var beni buluyor dışarıdan sorunlu ve ruhani boşluklar içinde yok oluyormuş gibi mi duruyorum? Nerede altın çağcı manyak, hadi dinimize yönelim tarzında yalnızlıklar içinde kavrulan insan var beni buluyor. Ben gayet kendi düşünce sistemi içinde mutlu bir insanım. Mesela bugünü en ruhani en mutlu kılan şey Umuttepe'nin dondurucu soğuğundan sıcacık eve gelip Emekcan ve Ecem'le kahvaltı yaparkan "Neşeli Günler" filmini seyretmekti. Yani işin özü şudur ki; beni rahat bırakın!
Şu anda Akçakoca konutlarında deli gibi yağan karın coşkusuyla yarın ki sınav iptal olur mu olmaz mı diye fikir yürütmekteyiz. Ayrıca akşam hangi filmi seyredeceğimiz de büyük bir merak konusu Şener Şen ile Arabesk mi yoksa Sean Penn ile I'm Sam mi? Konu itibariyle birbirinden çok ama çok alakasız olsa da seçtiğimiz bu filmler ikisi de candır sonuç olarak.
Facebook hesabımı dondurduğum şu günlerde hesabımı yeniden açmam konusunda çeşitli tehditler almaktayım. Fotoğraf ve yazılarda etiketlenemiyor olmam bu kadar kaos yaratmamalı bence.
Sevgili Emekcan karşımda organik kimya çalışarak vicdanımı sızlattığını sanıyorsan yanılırsın şayet tüm bilincim akşam Peyda'nın yapacağı künefeye kilitli. Hayaliyle yaşıyorum resmen. Künefeeeeeeeeeeeeeeee!
Son olarak Ankara'da -5 derecede çalışan her fırsatta bana "tabi sen sıcacık evdesin" diyen sevdiceğime seslenmek istiyorum, bende üşüyorum valla.
Şu anda Akçakoca konutlarında deli gibi yağan karın coşkusuyla yarın ki sınav iptal olur mu olmaz mı diye fikir yürütmekteyiz. Ayrıca akşam hangi filmi seyredeceğimiz de büyük bir merak konusu Şener Şen ile Arabesk mi yoksa Sean Penn ile I'm Sam mi? Konu itibariyle birbirinden çok ama çok alakasız olsa da seçtiğimiz bu filmler ikisi de candır sonuç olarak.
Facebook hesabımı dondurduğum şu günlerde hesabımı yeniden açmam konusunda çeşitli tehditler almaktayım. Fotoğraf ve yazılarda etiketlenemiyor olmam bu kadar kaos yaratmamalı bence.
Sevgili Emekcan karşımda organik kimya çalışarak vicdanımı sızlattığını sanıyorsan yanılırsın şayet tüm bilincim akşam Peyda'nın yapacağı künefeye kilitli. Hayaliyle yaşıyorum resmen. Künefeeeeeeeeeeeeeeee!
Son olarak Ankara'da -5 derecede çalışan her fırsatta bana "tabi sen sıcacık evdesin" diyen sevdiceğime seslenmek istiyorum, bende üşüyorum valla.
23 Ocak 2012 Pazartesi
Ergen düşüncelerim.
Beynim sanki bana ait değilmiş gibi hissediyorum son 2-3 gündür. Ya insanın aklına hiç mi bir şey gelmez, hiç mi fikir yürütemez. Bir de üstüne çok lazımmış gibi sakarlık tuttu beni ki evlere şenlik. Ne var ne yok döküyorum. Şu anda bile yazacak kelime bulamıyorum bir cümle oluşturamıyorum beynim o kadar tutukluk yapıyor yani. Kendimden fazlasıyla sıkılmış durumdayım lakin içinde bulunduğum durum ve hissiyatlar dolaysıyla hissedilmesi mümkün olmayan duyguları da içimde barındırmaktayım. Kendimi bir çemberin içinde dönüp duran bir fare kadar çözümsüz ve yılmış hissetsemde sanki bir şey olacakmış ve her şey bir anlam kazanacakmış gibi hissediyorum. Öyle uzakta bir zamanda da değil hani şu onümüzde ki 2 ay içinde. O hissim aklıma, kalbime düştükçe bir huzur doluyorum ki sorma. Kuş gibi hafifliyorum adeta. Gerçekleşmesini istediğim bir arzum var bak olursa hemen sana yetiştireceğim söz, izci sözü.
O zaman şimdilik öptüm, kib, bay!
O zaman şimdilik öptüm, kib, bay!
27 Aralık 2011 Salı
Noel Baba nabıyon??
Sevgili 2011'i arkamızda bırakacağımız şu son bir kaç günde uzun zamandır yüzüne bile bakmadığım sevgili blogumunda bu yeni yıl için beklentilerimi, dünya barışının ne zaman sağlanacağı gibi son derece yüzeyselmiş gibi görünen ama duygu ve düşüncelerim hesaba katıldığında ne kadar derin fikirlere kafa yorduğum gerçeğini yadsıyamayacağımız cümlelerimi paylaşacağaım. Neyse...
Sevgili sevdiceğimi görmeme az kalan şu haftada günler geçmek bilmiyor. Sen o kadar zaman bekle, bekle, bekleee şimdi kalsın 3-4 gün bir türlü zaman geçmesin iyi mi. Herhalde görmeme 1 saat kala falan dakikalar yıllar gibi geç(m)e(ye)cek. Beni bulduğunda bekleme stresinden saçlarıma aklar bile düşmüş olabilir. Kerem gel artık ama sende yani olmuyor!! :):)
Sevgili Dali "Ben sürrealizmin ta kendisiyim" demiş. Duygulandım bir an, ah dedim içimden bende postmodernzmin ta kendisiyim(!) Ne vardı sanki ben doğmadan tam da 2 ay önce ölecek. Ne bileyim bi' on yıl falan daha yaşaydı keşke. Sanırım bu biraz da Gala'ya bağlıydı Gala ölmeseydi belki Dali daha çoook yaşardı.
Sevgili Nihan daha fazla saçmalama ve gidip kendine bir kahve yap sonra da kafandan geçen, kağıda dökülse kaç milyon tomar kağıt ziyanına sebep olacağı bilinmeyen düşüncelerinle baş başa kal. Sevgiline mesaj at falan mutlu ol işte.
Sevgili Noel Baba son olarak senden, eğer bu sene adımı yaramazlar listesine yazdıysan oradan tez vakitte adımı silmeni rica ediyorum. Öptüm kib bye!
Sevgili, Hadi bakalım görüşmek üzere... :):)
Sevgili sevdiceğimi görmeme az kalan şu haftada günler geçmek bilmiyor. Sen o kadar zaman bekle, bekle, bekleee şimdi kalsın 3-4 gün bir türlü zaman geçmesin iyi mi. Herhalde görmeme 1 saat kala falan dakikalar yıllar gibi geç(m)e(ye)cek. Beni bulduğunda bekleme stresinden saçlarıma aklar bile düşmüş olabilir. Kerem gel artık ama sende yani olmuyor!! :):)
Sevgili Dali "Ben sürrealizmin ta kendisiyim" demiş. Duygulandım bir an, ah dedim içimden bende postmodernzmin ta kendisiyim(!) Ne vardı sanki ben doğmadan tam da 2 ay önce ölecek. Ne bileyim bi' on yıl falan daha yaşaydı keşke. Sanırım bu biraz da Gala'ya bağlıydı Gala ölmeseydi belki Dali daha çoook yaşardı.
Sevgili Nihan daha fazla saçmalama ve gidip kendine bir kahve yap sonra da kafandan geçen, kağıda dökülse kaç milyon tomar kağıt ziyanına sebep olacağı bilinmeyen düşüncelerinle baş başa kal. Sevgiline mesaj at falan mutlu ol işte.
Sevgili Noel Baba son olarak senden, eğer bu sene adımı yaramazlar listesine yazdıysan oradan tez vakitte adımı silmeni rica ediyorum. Öptüm kib bye!
Sevgili, Hadi bakalım görüşmek üzere... :):)
12 Ekim 2011 Çarşamba
Hapşuruyorum ama sessizliği bozmuyorum.
Bugün o gün değil belki ama insan hayatında bazı anlar yaşar sanki son dakikalarını yaşıyormuş gibi. Belki evet abartılacak bir şey yok sadece bitki fizyolijisi dersindeyiz ama bu işkenceden farksız inanın. Çoğumuz kendimizi oyalayacak bir şeyler bulduk ama bu içinde bulunduğumuz sıkkınlıktan kurtulmamıza yetmiyor. Hayat gerçekten bazı zamanlarda çırpılmamış yumurta gibi. Son derece heterojen bir şekilde sümüksü kısımları yoğun yaşıyoruz.
Bir sonra ki dersimiz bundan çok daha iç kapatıcı geçeceği için bu konuyu kapatma kararı alıyorum.
Bu sıralar yüzümü güldüren en iyi şey cuma günü Kerem'in gelecek olması. Tüm grup toplanıp hep birlikte akşam yemeği yiyeceğiz. Ferzan Özpetek filmlerindeki gibi masa başında olacağız, heyecanlıyım.
Tam da şimdi cam bitkileriyle alakalı bir araştırma ödevi almış olmanın boktan sorumluluk duygusu içerisindeyim oysa ben bitki büyüme düzenleyicilerini seçtiğimi sanıyordum. Neyse...
20:30 servisiyle eve dönmek istiyorum. Sanırım kendi blogumu daha fazla kirletmeden yazıma bi' son vermeliyim. Saçmaladığım için affola!
Bir sonra ki dersimiz bundan çok daha iç kapatıcı geçeceği için bu konuyu kapatma kararı alıyorum.
Bu sıralar yüzümü güldüren en iyi şey cuma günü Kerem'in gelecek olması. Tüm grup toplanıp hep birlikte akşam yemeği yiyeceğiz. Ferzan Özpetek filmlerindeki gibi masa başında olacağız, heyecanlıyım.
Tam da şimdi cam bitkileriyle alakalı bir araştırma ödevi almış olmanın boktan sorumluluk duygusu içerisindeyim oysa ben bitki büyüme düzenleyicilerini seçtiğimi sanıyordum. Neyse...
20:30 servisiyle eve dönmek istiyorum. Sanırım kendi blogumu daha fazla kirletmeden yazıma bi' son vermeliyim. Saçmaladığım için affola!
13 Ağustos 2011 Cumartesi
Şarap kelimesini duyunca ağzımdan çıkan ilk şey
Buzbağ "Öküzgözü- Boğazkere"
O bir klasik.
Liseye gidiyordum onunla tanıştığımda. O zaman alkollü içecekleri yalnızca annemin ve de babamın yanında içiyordum. Babam getirmişti bir akşam. Bir müşterisi tavsiye etmişti ve hikayesi şöyleydi. Rusya'dan misafirleri gelmiş bir sürü pahalı şarap açmışlar fakat beğenmemiş misafirler. Sonra bir köşede duran Buzbağ dikkatlerini çekmiş o kadar sevmiş ki Rus misafirler koli koli içmişler, yanlarında da götürmüşler. Çok hoşuma gitmişti bu hikaye ve o akşam bende tattığımda, Buzbağ ile tanıştığımda, efsanenin hayranı olmuştum. Kimseler bilmiyordu o zaman benim çevremde. Şimdi herkese söylüyorum için, için...
Hatta o kadar seviyorum ki yakın bir arkadaşıma mutlaka denemelisin diye anlatırken bir gün Victor'un Şarap Evi'nin önünden geçiyorduk. Şişesinin 28 tl olduğunu gördüğümüzde kadehine 14 tl vereceğimiz aklımızdan geçmemişti ee o zaman çokta büyük sayılmazdık. Ama değerdi bir kişi daha artık onun tadını biliyordu. Efsaneleri insanlar yaratır ve onlar yaşatır. Ne kadar çok insan o kadar uzun bir yol.
Ve bu gece yine karşıma çıktı Buzbağ İz tv'de Serkan Ercan'nın Gidiş Dönüş programında. Birden heyacanlandım ve ekrana kitlendim. Şarapları hep sevmişimdir ama Buzbağ'ın yeri hep farklı olacak. Çünkü o bir çoklarının olduğu gibi benim de efsanem.
11 Ağustos 2011 Perşembe
Hey Nilaaaay!!!
Ve Nilay 1 yıl daha yaşlandı ve hala aynı derecede şapşal. Nilay işte, o benim ablam. Toplu taşıma araçlarında etrafındaki insanları görmezden gelerek müzik dinlerken bağıra çağıra şarkı söyleyen bir insan ve nedense hep detone olmaya oldukça müsait Janis Joplin ve de Nina Simone'dan söyler.Hatta bir keresinde trende ayakta giderken de yapmıştı çok büyük bi' zevk aldığına eminim. 2011 yılında o 24 yaşına basarken ee bizim de bahçemizde yavru kediler varken hep birlikte doğum günün kutlayalım dedik. Seni seviyorum şapşal Nilay!!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)